• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Vajinit Enfeksiyonları

Vajinit Enfeksiyonları

Kadın hastalıkları polikliniğinde en sık rastlanan sorun vaginal enfeksiyonlardır. Aslında vagen,  flora adını verdiğimiz bir çok mikro organizmanın birlikteliği ile korunmaktadır. En önemlisi laktobasilluslardır. Bu basiller vagen ortamının asit olmasını sağlayarak enfeksiyon oluşumunu önler.

Vajinitler yani vajinanın enfeksiyonları mantar, parazit veya bakteri enfeksiyonlarına bağlı olarak meydana gelirler. Bazı durumlarda bu etkenlerin ikisi veya tümü birden beraberce enfeksiyon yaratırlar.

            Mantar Enfeksiyonu

Kadınların yaklaşık %75’i hayatlarında en az bir kez, önemli bir kısmı ise senede iki veya daha fazla vajinal mantar enfeksiyonu atağı geçirirler. Gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı, uzun süren antibiyotik kullanımı ve tedavi edilmemiş şeker hastalığı mantar enfeksiyonunu kolaylaştıran etkenlerdir.

Vaginal mantar enfeksiyonları özellikle kaşıntı nedeniyle kişiyi zor durumda bırakır. Etkeni % 80 candidadır. Gebelikte, bazı ilaç kullanımlarında (antibiyotik, doğum kontrol hapı), şeker hastalığında, immun sistemin baskılandığı durumlarda, aşırı vaginal duş yapılmasıyla ortaya çıkabilir. O bölgede kızarıklık, yaygın kaşıntı, ıslaklık, ciltte pullanma ve peynirimsi beyaz akıntı ile kendini gösterir. İdrar yaparken yanma, cinsel ilişkide zorlanma olabilir. Vaginal duş, sentetik iç çamaşırı kullanımı, bazı naylon içeren pedler, pedlerin parfümleri, kilotlu çoraplar mantar olma riskini arttırır. Tipik akıntı görüntüsü ve hasta şikayetleri ile teşhisi çok kolaydır. Mutlaka tedavide eş ve tetikleyici nedenler göz önünde bulundurulmalıdır.

Bazı durumlarda hiçbir şikayeti olmayan bir kadının genel jinekolojik muayenesinde veya alınan papsmear örneğinde mantar saptanabilmektedir. Böyle bir durumda doktorların bir kısmı mutlak tedavi önermekte, bir kısmı ise şikayet yaratmayan mantarlara ilaçla müdahale etmenin gerekli olmadığı görüşünü taşımaktadırlar. Hangi yaklaşımın doğru olduğu net olarak bilinmemekle birlikte mantarların vajinada hiçbir belirti yaratmadan yıllarca yaşayabildiği bilinmektedir. Dahası, şikayet yaratmayan bu mantar hücrelerini genital sistemden atmaya çalışmak kadını sonraki yaşamında mantar enfeksiyonundan muaf tutmamaktadır. Mantar enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak kabul edilmez.

Mantar enfekiyonlarının tedavisinde, günümüz tıbbı çok sayıda ilaç seçeneği sunmaktadır. Hafif enfeksiyonlarda vajinaya fitil uygulaması, vulvaya krem uygulaması şeklinde tedavi önerilmekte, daha ağır enfeksiyonlarda veya fitil kullanamayanlarda ise tek dozlu ilaçlarla tedavi çoğu durumda başarılı olmaktadır.

Tekrarlayıcı enfeksiyon durumunda öncelikle hazırlayıcı faktörler göz önünde bulundurulmakta ve tek doz tedavi yerine uzun süreli tedaviler tercih edilmektedir.

Tedaviye cevap birkaç gün sonra  alınabildiğinden, şiddetli kaşıntı nedeniyle günlük yaşamı olumsuz etkilenmiş kadınlarda bölgesel kaşınma belirtisini ortadan kaldırmak için ek ilaçlar kullanmak gerekebilir.

  Kronik mantar enfeksiyonları

Bazı kadınlarda alt genital bölgede inatçı kaşıntılar meydana gelmiş ve bu kaşıntılar defalarca mantar enfeksiyonu tanısıyla tedavi edilmeye çalışılmış olabilir. Kronik mantar enfeksiyonu gerçekte çok ender görülen bir durumdur. İleri incelemelerde bu kadınların çoğunda dış genital bölgede gerçekte bir allerjik reaksiyon veya ciltte enfeksiyona bağlı olmayan bir dermatit durumu söz konusudur.

Böyle bir durumda mantar ilaçlarıyla belirtilerin geçirilmesi mümkün olamamaktadır.

Trikomonas enfeksiyonu

Trichomonas Vaginalis kuyruklarıyla hareket eden ve vajinal ortamda kolaylıkla üreyerek vajinit yapabilen bir parazittir. Cinsel yolla bulaştığı düşünülmektedir. Henüz yeterince kanıtlanmamış olmasına karşın ortak kullanılan tuvaletlerden, havlulardan ve iç çamaşırlardan, havuzdan da bulaştığı düşünülmektedir.

Trikomonas vajinitinin en sık görülen belirtileri sarı, köpüklü, kötü kokulu bol vajinal akıntı ve sıklıkla vulvada (genital bölgenin dış kısmında) kaşıntıdır.

Trikomonas vajiniti sıklıkla Gardnerella vajiniti ile birlikte bulunur.

Tedavide fitil veya tablet şeklindeki ilaçlardan faydalanılır.

Trikomonas enfeksiyonu sıklıkla belirti vermeyen bir enfeksiyon türüdür. Mantarın aksine hiçbir şikayeti olmayan bir kadının muayenesinde tesadüfen saptandığında da mutlaka tedavi edilmesi önerilir. Bunun nedeni bu enfeksiyonun cinsel ilişkide kolaylıkla eşe bulaşabilmesidir. Trikomonas enfeksiyonunun gebelik döneminde suların erken gelmesine ve erken doğum tehdidine neden olduğu da düşünülmektedir.Bu nedenle gebelik öncesi doktor kontrolü ve gerekli durumlarda tedavisi yapılmalıdır.

 

Trikomonas vajiniti cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yer aldığından kadının eşinin de tedavi edilmesi önemlidir. Trikomonas hiçbir hastalık belirtisi göstermez ve tek bir ilişkide bile enfeksiyon eşe kolaylıkla bulaşabilir.

Enfeksiyondan korunmada cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma önlemlerine uyulması çok önemlidir. Ortak kullanıma açık tuvaletlerde dikkatli olmak, iç çamaşır ve havlu gibi özel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak ve temiz olduğundan emin olunmayan havuzlara girmemek uyulması gereken diğer kurallardır.

Bakteriyel Vajinit

Bu vajinit türü ,vajinanın normal florasının doğal bileşeni olan ve vajinayı enfeksiyonlara karşı koruyan laktobasil bakterilerinin sayıca azalması ve yerini başta Gardnerella Vaginalis olmak üzere diğer bazı bakterilerin almasıyla oluşur.

Gardnerella, vajinada laktobasiller sayıca normal olduğu sürece çoğalma gücüne sahip değildir. Vajinanın doğal bakteriyel ortamını oluşturan laktobasillerin sayıca azalmasına neden olan etkenler tam olarak bilinmemekle birlikte sık cinsel ilişki, vajinanın içinin yıkanması gibi etkenlerin önemli rolü olduğu düşünülmektedir.

Gardnerella vajiniti vajinitler arasında en sık görülendir.

Bu vajinit türünün en sık görülen belirtisi sarı-gri renkli akıntı ve özellikle cinsel ilişkiden sonra belirginleşen kötü kokudur. Bu koku çoğu durumda balık kokusuna benzer.

Gardnerella vajiniti gerek genital hijyeni bozması nedeniyle gerekse pelvik enfeksiyon riskini artırması, gebelik döneminde erken doğum tehdidi, suların erken gelmesi, doğum sonrası enfeksiyon oluşumu gibi sorunlara neden olabilmesi mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedavi için fitil ve tablet şeklinde ilaçlar kullanılmaktadır.

Atrofik vajinit (Menapoz !)

Menopoz ile birlikte vagen epitelinin incelmesi ile kaşıntı ve yanma ile kendini gösteren bir vaginit de atrofik vaginittir. Genelde her menopoza girende şikayetlere neden olmaz. Ama menopozun getirdiği hormon yetmezliğine bağlı olara vagende aşırı kuruluk gelişir. Özellikle ilişki sonrası kana, kaşıntı, idrar yaparken yanma ile kendini gösterir.

Hormon replasma tedavisi veya vagene östrojen içeren krem uygulanması ile hasta rahatlar.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebookta bizi bulun