Kemik erimesi tedavisi ve beslenme

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Kemik erimesi tedavisi ve beslenme
Kemikler vücudumuzun çatısını oluşturan yapılardır. Her ne kadar hareketsiz ve cansız gibi dursalar da oldukça aktif dokulardır. Zamanla oluşabilecek bazı kemik ve eklem hastalıklarının başında osteoporoz, halk arasında bilinen ifadesi ile kemik erimesi yer almaktadır.

Osteoporoz, kemik kütlesinin azalması ile birlikte kemiklerin zayıflaması ve kırılabilir duruma gelmesidir. Osteoporoz oluşumundaki başlıca faktörler; kalıtım, yapım sürecinde doruk kemik kütlesinin düşüklüğü, kalsiyum atımını arttıran ilaçların kullanımı( antikonvulsantlar, kortikosteroidler vb.), ırk farklılığı, östrojen salgısının durması, hareketsizlik, aşırı zayıflık, aşırı tuz ve kafein alımı, sigara içimi, yetersiz kalsiyum ve D vitamini alımı kalsiyumun emilimini azaltan ilaçların kullanımı, çevresel kontaminantlar, yaş, cinsiyet, paratroid hormonu bozukluğudur.

Osteoporozdan (Kemik Erimesi) Korunmak İçin Neler Yapılmalıdır?

Düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır. Fiziksel aktivite kemik yapısını güçlendirir.

Kalsiyum minerali kemik yapımı ve onarımı açısından son derece önemlidir. Süt ve süt ürünleri kalsiyum mineralinin en zengin kaynaklarıdır. Günde 2 su bardağı süt veya yoğurt artı 1–2 dilim peynir tüketmek, günlük kalsiyum ihtiyacının karşılanmasını sağlar. Kuru meyveler ve pekmez de kalsiyum içerir.

Fosfor da en az kalsiyum kadar kemik yapımı ve onarımında önemli bir mineraldir. Fosfordan zengin besinler süt ve süt ürünleri ve et ve et ürünleridir. Diyette et ve süt miktarının dengeli olmaması kalsiyum-fosfor dengesini bozacağından ötürü kalsiyumun vücutta etkili bir şekilde kullanılamamasına neden olur. Bu nedenle yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmek kemik sağlığı açısından da oldukça önemlidir.

Kemik sağlığı açısından bir diğer önemli besin öğesi D vitaminidir. D vitamini, yağlı balıklar, yumurta ve sütte çok az miktarda bulunur ve genellikle bu miktar vücudun ihtiyacını karşılamaya yetmez. D vitaminin esas kaynağını, güneş ışınlarından derinin sentez ettiği D vitamini oluşturur. Haftada 2-3 kez, 10-15 dakika güneşlenmek yeterlidir. Fakat güneşlenme kesinlikle cam ardından yapılmamalıdır. Yüksek faktörlü kremlerinde deriden D vitamini sentezini azalttığını unutmayın.

Aşırı tuz tüketimi, vücuttan kalsiyumun atılmasına neden olur. Bu nedenle tuz tüketiminde aşırıya kaçılmamalıdır. Sofradan tuzluk kaldırılmalı, salamura ve tuzlanmış besinlerin tüketimi azaltılmalıdır.

Fazla kafein alımı, vücuttan kalsiyum atımını arttırır. Bu nedenle çay, kahve ve asitli içecekler gibi kafeinden zengin içeceklerin tüketimi konusunda dikkatli olunmalıdır. Koyu çay, koyu kahve ve asitli içeceklerin tüketiminden kaçınılmalıdır.

Aşırı posa alımı kalsiyumun vücuttan atılmasına neden olur. Günlük beslenme düzeninde kalsiyum atımını arttıracak düzeyde posa almak mümkün değildir. Bu düzeye ancak posa destekleri ve tabletleri ile ulaşılabilir. Bu tür ürünler yerine posayı doğal kaynaklardan almayı tercih etmelisiniz.

 

Anahtar Kelimeler:
Türkiye'de koronavirüsle mücadelede son durumÖnceki Haber

Türkiye'de koronavirüsle mücadelede son...

Bursa'da koronavirüs vakalarıyla ilgili yeni açıklama!Sonraki Haber

Bursa'da koronavirüs vakalarıyla ilgili...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar